Çin, Pakistan halkını kandırmaya çalıştı

Pakistan'daki Çin Büyükelçiliği İslamabad'da özel konferans düzenleyerek Çin rejiminin yıllardır Doğu Türkistan’daki Müslüman hakla yönelik sürdürdüğü sistematik soykırımı örtbas etmeye çalıştı.

Pakistan Çin Büyükelçiliği resmi internet sayfasında yer alan bilgiye göre, Pakistan’daki Çin Büyükelçiliği 18 Mayıs'ta İslamabad'da sözde "Xinjiang'daki gelişme ve değişimlere Pakistan perspektifinden bakmak" temalı özel bir konferans düzenledi. Konferansta konuşan Çin Büyükelçisi Xi Yuanqiang, Çin'in Doğu Türkistan'da yürüttüğü soykırım suçlarını, özellikle de Müslümanlara karşı dini kısıtlamalarını örtbas ederek Pakistan kamuoyunu kandırmaya çalıştı. 

Çin büyükelçisi, Doğu Türkistan hakkında sözde "Xinjiang'daki Müslümanlar tam anlamıyla bütün dini özgürlüklerine sahiptir. Xinjiang'da 24.000'den fazla cami bulunmaktadır ve Müslümanlar istedikleri şekilde dinini özgürce yaşamaktadır. Xinjiang Müslümanları hac ve diğer dini vecibelerini yerine getirme konusunda hiçbir engelle ile karşı karşıya gelmemektedir. Bu noktada bölgeyle ilgili servis edilen haberler asılsız ve Xinjiang’ın kalkınmasını engellemek için ortaya atılan yalanlardır.” İfadeleriyle soykırımı örtbas etmeye kalktı. 

ÇİN PROPAGANDASINA ALET OLUYOR
Konuyla ilgili Pakistan'da faaliyet gösteren Ömer Uygur Vakfı Başkanı sayın Ömer Han Uygur, röportajımızı kabul ederek, Çin için çalışan Uygur Çin Derneği Başkanı Mohammad Nasir Khan, Azimjan ve diğerlerinin de etkinlikte konuşma yaparak Çin propagandasına uyduğunu ve Çin’in Doğu Türkistan’daki Müslümanların dini özgürlüğe sahip oldukları propagandasına alet olduklarını dile getirdi. 

Halbuki sözde "Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi" Parti Komitesi Sekreteri Ma Xingrui, bu yıl 7 Mart'ta düzenlenen yıllık Çin Halk Kongresi ve Çin Siyasi Danışma Konseyinde gazetecilerin sorularını yanıtlarken, "İslam'ın Çinlileşmesi Xinjiang’da  kaçınılmaz bir eğilimdir." çıkışıyla Soykırımın devam edeceğinin sinyalini vermesi uluslararası toplumun tepkisine neden olmuştu. 

İLGİLİ HABERLER: ÇİN DOĞU TÜRKİSTAN’DA SOYKIRIM YAPIYOR! 

Çin rejim hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğramaktadır. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır.

Doğu Türkistan’da ağır insan hakları ihlallerinden aşmış soykırım derecesine ulaşan, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine gelen Uygur meselesi, küresel bir sorun haline geldi. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Ortaya çıkan Resmi veriler ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel ve etnik soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyduğunu gösteriyor. Fakat Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizlemeye ve soykırımı yalanlamaya çalışıyor.

HAKSIZ YERE HAPSEDİLİYOR 
Günümüzde şu an bile Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere, bilinmeyen bir yerlerde hapsediliyor. Bu baskı tüm şiddetiyle devam ederken, tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik verme gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyor.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyor. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan yaklaşık 800 bin Uygur Türkü çocuk, “melekler yuvası ” denilen çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, tıpkı bir Çinliymiş gibi davranan, yaşam felsefesi, ideolojisi, hayata bakışı tamamen Uygurlardan kopuk komünist bireyler olması için yetiştiriliyor.

“KARDEŞ AİLE” REZALETİ
Milli ve dini kültür mirasları, Uygur tarihi ve kültürü, Türk- İslam mimarileri, tarihi şahsiyetlerin türbeleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. 16 bin Cami yıkıldı. Kur’an-i kerim başta olmak üzere Uygurca yazılmış sayısızca eresi kitapları yakıp yok etti. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni sayılıyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her Türk aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Sözde “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde 10 günlerce konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyor.

 
Muhammed Ali ATAYURT-Istiqlal Haber  
Kaynak: Gwadarpro.pk, Unnpakistan.com, Dailypehchanepakistan, Pk.china-embassy.gov.cn

Bu Haberi 1083 kişi okudu!
23/05/2024
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.