Urumçi’de Halk isyan etti

40 Gündür evlerine kapatılan ve açlığa terk edilen Urumçi halkından malum bir site sakinleri, kampa atılacaklarını bile bile eylem yaptı: keyfi karantinayı protesto etti.

İşgalci Çin’li yetkililer Gulca, Uurmçi, Turfan, Kumul ve diğer bir çok bölgede yaklaşık 50 gündür keyfi karantina uygulayarak, Uygur Türklerini acımasızca açlığa mahkum ediyor. Gulca ve diğer bölgelerde 12 kişinin açlıktan öldüğü, bazılarının intihar ederek canına kıydığı teyyit edildi.

11 Eylül Gulca’nın Karadöng kasabasında 617 kişi nümayişe çıkmış ve hepsi tutuklandığı bildirilmişti. 15 Eylül açık kaynaklardan elde edilen video görüntülerine göre Urumçi’deki malum bir sitede kapı girişleri önüne yığılan sakinler, Çince olarak “karantinayı kaldır, serbest bırak” sloganları atarak Komünist Yetkililere tepki gösteriyor.

TUTUKLANACAĞINI BİLE BİLE EYLEM YAPTI
Protestoya katılan soydaşlarımızın tamamının toplama kamplarına, çocuklarınınsa Çinlileştirilecekleri sözde eğitim kamplarına gönderilmelerine kesin gözle bakılıyor. Nitekim Gulca’da tutuklanan 617 kişinin hala akibetleri hakkında hiçbir haber alınamıyor. Bunun üzerine Çin’in acil çıkardığı 3 aylık ulusal çapta İnternet’teki sözde ”dedikoduları temizleme” yönergesi sonucu şuan bölgede neler yaşanıyor?, hangi bölgelerde isyan var? Kaç kişi tutuklandı, halkın durumu nasıl? hiçbir şekilde bilgi bulunamıyor.

13 eylül itibariyle de Çin’in İnternet sansürü uygulayarak “Gulca, ağlayan emoji, halkım, öldü” gibi hassas içerik paylaşımları aniden durdu. Sonuç olarak Çin rejimi Doğu Türkistan’la ilgili açık kaynaklara da erişimi durma noktasına getirdi.

KAMPA ATILACAKLARINI BİLE BİLE PROTESTO ETTİLER
Çin Komünist Partisi rejiminin uyguladığı "sosyal kredi puanı" sistemi nedeniyle bu soydaşlarımızın tamamının toplama kamplarına atılarak türlü işkencelere maruz bırakılacağı, çocuklarının ise bu süre zarfında eğitim kamplarına gönderilerek Çinlileştirileceğine kesin gözle bakılıyor. ÇKP'nin sosyal kredi sistemine göre bırakın protesto gösterisi yapmayı, Türkçe konuşmak, Müslümanlık alametleri taşımak ya da ibadet etmek vb. Çin kültürü harici herhangi bir unsur barındırmak dahi "yeniden eğitilmek" için yeterli görülüyor. Sözde "yeniden eğitim kampı" olarak adlandırılan kamplar, Çin'in komünist ideolojisi kapsamında endoktrinasyon faaliyeti için kullanılan işkence alanları olarak biliniyor.

UYGUR SOYKIRIMI
Çin'in işgalci olarak bulunduğu Doğu Türkistan'da 2014'ten bu yana sürdürdüğü Uygur Soykırımı, Hollanda, İngiltere, Kanada, ABD gibi birçok ülke tarafından resmi olarak tanınıyor. Uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına göre 1 ila 3 milyon arasında Uygur, Kazak, Kırgız ve Özbek Türkü toplama kamplarında tutuluyor. (Bu sayı Çin kaynaklı belgeler ve Kamp tanıklarının ifadelerine göre 2016’dan beri dönüşümlü olarak 8 milyon olarak belirtiliyor.) ve bu kamplarda tutulan esirler sistematik olarak işkence, tecavüz ve köleleştirmeye tabi tutuluyor. Soykırımın tanıklarından biri olan -gerçek ismi açıklanmayan- eski Çin polisi Jiang, bir süre önce yaptığı açıklamada toplama kamplarına "terör" suçlamasıyla masum, sıradan Türklerin nasıl kapatıldığını ve ne tür şiddetlere maruz kaldıklarını bir bir anlatmıştı.Şu anda, Doğu Türkistan diasporası uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırmak için çeşitli şekillerde tepkilerini gösteriyor.

 

Muhammed Ali ATAYURT-Türkistan Prees

Bu Haberi 282 kişi okudu!
17/09/2022
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.