Soykırım Suçluları Mahkemeye Verildi

İşgalci Çin'in Doğu Türkistanlılara yönelik dini ve etnik temelli işlemiş olduğu sistematik soykırım ve insanlık dışı suçlar ile ilgili 4 Ocak (Bugün) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.

Akabinde Av. Gülden Sönmez, Av. Rumeysa Kabaoğlu, Av. Halil İbrahim Çelik, Av. Muhammed Furkan Yün, Av. Furkan Aral, Av. Eyüp Can Akçay, Av. Sümeyye Gökçe, Av. Fatma Tunç hanımefendi ve bey efendilerin öncülüğünde Çağlayan adliyesi önünde Çok sayıda Doğu Türkistanlı mağdurlar ve Basın mensuplarının katılımıyla basın açıklaması gerçekleşti.
Türkiye’de yaşayan Soykırım mağdurları eşleri, evlatları, anne-babaları, kardeşleri, hak ve hukuku ayaklar altına alan İşgalci Çinli yetkililerin yargılama olmadan ceza verdikleri ve Toplama kamplarında tutulan aile üyeleri dahil haksız yere zoraki kaybolan tüm Doğu Türkistanlılar adına İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunan Av. Gülden Sönmez hanımefendi ve beraberindeki meslektaşlarıyla beraber basın açıklama metnini okudu.

ÇİN TOPLAMA KAMPLARI KAPATILSIN! SUÇLULAR YARGILANSIN!

Çin tarafından Doğu Türkistanlılara karşı işlenen soykırım, işkence ve insanlığa karşı suçların yargıya taşınması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na Suç Duyurusu Yapıldı

Dünya kamuoyunca açıkça bilindiği üzere Çin; Doğu Türkistanlılara yönelik dini ve etnik temelli, soykırım, kasten öldürme, işkence, kötü ve zalimane muamele, zorla kaybettirme, hürriyeti tahdit, adil yargılanma hakkı ihlali, haksız ve keyfi tutma, toplama kamplarında, karakol ve cezaevlerinde işkence ve tecavüz, zorunlu kürtaj ve kısırlaştırma uygulaması, zorla Çinlilerle evlendirme, Akraba Aile Projesi adı altında ev içine Çinli erkeği zorla kabul ettirme, zorla uzak bölgelere taşınarak, buralarda zorunlu çalıştırma, aile parçalanması ve çocukların annelerden alınması, kılık kıyafet ve etnik, kültürel ve inanca dair pratiklerin yasaklanması, isimlerin değiştirilmesi, ömür boyu çalışmaya mahkum edilecek şekilde sistematik para cezaları vb.suçlar işlemektedir. Bu suçlara maruz kalan milyonlarca Doğu Türkistanlının yanı sıra Türkiye vatandaşları da mevcuttur.

Söz konusu suçlar Türk Ceza Kanunu’na dayanarak evrensel yargı yetkisi çerçevesinde yargıya taşınmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğumuz suç duyurusu ile, dokuzu Türk vatandaşı toplam ondokuz müşteki müvekkilimize vekaleten, aralarında çocukların da yer aldığı halen kamplarda tutulan ya da zorla kaybettirilen 116 mağdur ve kamplarda hayatını kaybeden maktuller için yargılama talep edilmektedir.

Tüm bu suçların ve soykırımın sorumlusu olan Xi Jinping başta olmak üzere siyasi sorumlular, toplama kampı müdürleri, bazı karakol ve toplama kamplarındaki işkenceci polis memurları ve görevliler, yerel güvenlik personeli ve yöneticileri, karakol sorumluları, tecavüz suçlarına karışmış olanlar arasında isimleri tespit edilen 112 kişi Savcılığa bildirilmiştir.

Dilekçede özellikle zamanımızın en garabet, korkunç suç merkezleri olan Çin Toplama Kampları hakkında detaylı bilgi verilmiştir. BM ve resmi kurumlar Doğu Türkistan’da üç milyondan fazla Müslüman Uygur Türkü’nün toplama kamplarında tutulduğunu açıklamıştır. İnsanların kamplara kapatılması için herhangi bir suç işlemiş olma gerekçesi aranmamaktadır. Yüksek duvarlarla çevrelenmiş kampların dört bir yanında gözetleme kuleleri ve dikenli teller olduğu, içeride ise farklı bloklar hâlinde geniş yapılar bulunduğu tespit edilmiştir. Cezaevi niteliği taşıyan kamplar cezaevi gibi yönetilmekte, kimin burada ne kadar hapsedileceğine ise memurlar karar vermektedir.

Suç duyurusunda soykırım suçuna, işkence ve tecavüz suçlarına delilleriyle birlikte geniş yer verilmiştir. Toplama kamplarında tecavüz olayları ve sistematik cinsel saldırı suçları son zamanlarda kamplardan bir şekilde kurtulan tanıkların anlatımı ve adli tıp muayenelerinde tespit edilmiştir. Suçlar hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça belgeleriyle ortaya konmuştur. Tanık ifadeleri, fotoğraf ve videolar, resmi ve sivil kuruluşların raporları,  bilgi  ve belgeler halen dilekçemizde yer alan tüm suçların işlenmeye devam ettiğini göstermektedir. Suçlanan kişiler hakkında yürütülecek tahkikat tamamlanıncaya kadar haklarında tutuklama tedbirine başvurulması hukuki bir zorunluluktur.

Dilekçe kapsamında izah edilen vakıalar ve ortaya koyulan deliller, evrensel yargı yetkisine tabi soykırım, insanlığa karşı suçlar ve işkence suçlarının unsurlarının oluştuğunu göstermektedir. Türkiye ulusal mevzuatı, Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme başta olmak üzere uluslararası sözleşmeler Çinli sorumluların yargılanmasını zaruri kılmaktadır. BM Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmenin 2. Maddesinde yer alan soykırım oluşturan, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen fiillerden sadece biri değil tüm maddeleri Çin’in soykırım suçunu işlediğini göstermektedir. Çin BM Güvenlik Konseyi üyesidir ve soykırım ve işkence suçlarından dolayı yaptırıma tabi tutulmalıdır. Uluslararası topluluğun yaptırımları ve yargının gücü ile tüm toplama kampları kapatılmalı, soykırım durdurulmalı ve suçlular cezalandırılmalıdır. Bu sürecin ilk adımı da İstanbul’da Türkiye yargısında atılmalıdır. Kamplarda tutulan Türk vatandaşlarının kurtarılması için de derhal savcılar ve devletin tüm kurumları harekete geçmelidir.Akabinde Aile bireyleri Ceza kampında olan Toplama kampı mağdurlarından Medine Nazimi hanım başta olmak üzere Uygurlar da konuşma yaparak aileleri hakkında tanıklık verdi ve Çin'in suçlarına son verilmesi adaletin yerini bulması çağrısında bulundu.
Muhammed Ali ATAYURT-Türkistan Press
Kaynak: Türkistan Press

Bu Haberi 381 kişi okudu!
05/01/2022
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.