Sınır Bölgesinde “Terörle Mücadele” Vurgusu

Doğu Türkistan’daki Sözde Xinjiang Parti Komitesi sekreteri Ma Xingrui, Doğu Türkistan-Kırgızistan hudut bölgesi olan, Uluğçat İlçesine bağlı Jigin Köyü ve diğer sınır bölgelerini ziyaret etti.  Ma, Doğu Türkistan'da sözde “terörle mücadele” ve “kalıcı istikrarın korunması” bahanesiyle halka yönelik uygulana gelen baskıcı politikalarını yeniledi.

Çin propaganda ajansı Tanrıdağ ağı 7 Mayıs tarihli haberine göre,  Ma, Kızılsu Vilayeti'ne bağlı Artuş Şehri, Uluğçat İlçesi gibi kilit yerleri dolaşırken Doğu Türkistan'da durumun daha da ağırlaşacağından sinyaller vererek, “sınır koruma kabiliyetinin yüksek seviyeye çıkarılması, her türlü ciddi duruma karşılık verme, önleme, sınır yönetimini güçlendirme ve terörle mücadele, kalıcı istikrarın korunması” gibi  Komünist Rejim safsatalarını tekrar tekrar vurguladı.

Ma Xingrui,  Uluğçat İlçesi Polis Departmanını ve Artuş Şehrindeki bazı polis karakollarını gezerek, sözde “terörle mücadele” önlemlerinin şartlarını özdeşleştirmenin öneminden bahsetti.

Ayrıca, Uluğçat ilçesine bağlı Jigin köyünde bulunan Doğu Türkistan-Kırgızistan sınırına da giden Ma, “sınır koruma kabiliyetinin yüksek seviyeye çıkarılması, her türlü ciddi duruma karşılık verme, önleme, sınır yönetimini geliştirme ve güvenlik bariyerlerinin güçlendirilmesi ve güçlü bir savunma hattı inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA SOYKIRIM YAŞANIYOR!

Çin, tarihsel olarak Doğu Türkistan halkını çeşitli bahanelerle sindirme Politikası izliyor ve son 5 yıldır, sözde “Terörle mücadele” ve “aşırıcılığı yok etme” adı altında sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğramaktadır. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insanlık dışı soykırıma maruz kalan Doğu Türkistanlılar, “terörist, aşırıcı” yaftasıyla önce Toplama Kamplarına alındı, daha sonra “ucuz iş gücü” olarak sözde “istihdam” yalanıyla Çinli şirketlerde köle olarak çalıştırılmaktadır. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin (BM) resmi verilerine göre, Çin Komünist Partisi idaresinin sistematik soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında yaklaşık 2 milyon insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Fakat bu sayı son 4 yıldır hiç revize edilmezken Çin’den sızan belgeler ve Doğu Türkistan diasporası 2016’dan beri 7.5 milyon insanın dönüşümlü olarak kampa alındığını doğruluyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizlemeye çalışırken ekonomik ve meşhur “Sahte Propaganda” gücüyle Soykırımı dünyanın gözünden uzaklaştırıyor.

 

Muhammed Ali Atayurt-Türkistan Press

Bu Haberi 175 kişi okudu!
10/05/2022
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.