Dava Yolundaki Zorluklarla Nasıl Başa Çıkacağız?

Kendimiz için değil hak Teâlâ'nın buyruklarına uygun yolda gitmek her insana nasip olmayacak bir nimettir. Bu nimetin ahiretteki sevabının büyüklüğüne göre bu yolda yürürken karşılaşacağımız zorluklar da bir o kadar fazladır. Bu zorlukları yenmek için sadece hak davaya olan aşk, sevaba olan istek tek başına yetmez tabi. Çünkü, bu yolda zorluk, aniden ortaya çıkan engeller, basıp geçmesi ya da atlayıp geçmek mümkün görünmediği gibi, dikenli, dağlı, buzlu yollar, derinliği tahmin edilemeyecek kadar akarsular karşımıza çıkabilir. Peki bu zorluklara rağmen devam etmek, sonuç alarak ilerlemek için neleri bilmemiz gerekiyor?

 

Önce bu zorlu yolda yürümek için gayret ve güçlü bir irade olması, önceden plan haritası olması gerekir. Herhangi bir zorlukla karşı karşıya kalındığında o zorluk ne olursa olsun, onu yenmek için çare aramak için hazırlıklı olmak gerekir. Ani değişen duruma göre hareket edebilen Ayrı ayrı yerlerde kulanılabilen planlar geliştirebilmek hakeza çeşitli durumlarda heyecan yapmadan, sakinliğini koruyarak iş yapabilecek şuur, hikmet ve fikir sahibi olmak gerekiyor.

 Burada kafamızda hazırlıklı olmamız gereken bir husus daha varki en güvenilir diye bildiğiniz yoldaşlarınızın sizi yarı yolda bırakması, size asi olabilmesi, düşünmediğiniz, beklemediğiniz yerden size ihanet etmesi ihtimaline dahi hazırlıklı olmak gerekir.

 

 Bazen Davada yolunda başarı elde etmek zorlaşabilir. Umudunu kaybettiren kişi veya birtakım söylemler şevki kırabilir. Hatta yeri doldurulamayacak kadar zarar verebilir. En kötü sonuçla karşılaşmamız an meselesi olabilir. Hemen heyecan yapmak, kaygılanmak ve sinirlenmek gibi tâbi haller görülebilir. (Burada çeşitli durumlara karşı birkaç noktayı belirtmekte fayda var. Heyecan yapmamak, soğuk kanlı davranmak, temkin olmak ve en önemliside sabretmek lazım) 

 

 Ancak bilmemiz gereken şey bunların hiçbiri içinde bulunduğumuz durumu kurtarmanın çaresi değildir. Sadece ve sadece bize düşünmek ve çözüm üretmek için zaman kazandır. 

 

 İkinci olarak meselenin özünü kavramak gerekir. 

 

Bir sorunla karşılaştığımız zaman onun sebebini, ortaya çıkma nedenlerini bulmak için ne kadar hızlı çabalanırsa, mesele o kadar hızlı ve kolay çözülür. Yine burada dikkat edilmesi gereken nokta şu ki, şikâyet, birilerini suçlama, yakınma ve suçlanan kişiye yüklenme, öç alma, tenkit ve ceza verme hiçbir şeyi çözüme götürmez tam aksine işi berbat eder, zorlaştırır. 

 "her şeyde bir hayır var" dediğimiz mümine has düşünceden ayrı kalmamak. Eğer bu yolda niyet doğru, tedbir iyi, gayretler yeterli samimi ve fedakâr olduğu halde başarılı olunmazsa burada ilahi bir müdahalenin olduğuna inancımızın tam olması, Allah daha hayırlısını nasip etsin! diyerek teslimiyet bildirmemiz avladır. 

 

 Hak yolundaki mücadelede karşımıza çıkan bu zorluk ve engel, bir kişi veya grup tarafından yahut bir kurum tarafından meydana getirildiyse hemen karşı atağa geçmek ve yanıt vermeye acele etmek ve işin ardı arkadını araştırmadan soruşturmadan önce, sonradan pişman olacak bir hareketi yapmaktan kaçınmak gerekir. O anda yapılması gereken olayın iç yüzünü çözmeye çalışmak, etraflıca araştırarak ortaya çıkış sebebini bulmaya çalışmak, üzerimize kapanan kapıyı açmaya çalışmak yerine başka kapıları bulmaya çalışmak gerekir. 

 

 Yola çıkmadan önce her türlü zorluklara hazırlıklı olmak ne kadar önemliyse, yolda çıkan zorluklara, zararlara boyun eğmeyecek, geriye dönmeyecek sabit irade ile ilerlemek, bu zorlukları çıkartanlara iradesinin güçlü olduğunu göstererek onlara baskı uygulamak, hatta onları geri gitmeye mecbur kalacağını bildirmek gerekir.

 

 Son olarakta vaz geçmemek önemli. 

 

Eğer hak yolunda yürüyen kişi gerçekten bu yola niyet ettiyse dağ gibi engeller onu bu yoldan alıkoyamaması gerekir. Bilinmeliki karşılaşılan zorlukların büyüklüğü ve çekilen eziyetin fazlalığı bu yolun doğru ve sevabınında bir o kadar büyük olacağının göstergesidir.

 Hayatta en çok karşılaştığımız durumlardan biri şu ki, insan yaptığı işi başardığı zaman onu alkışlayan kişiler çok olduğu gibi, başarısız olduğu zaman da onu soru yağmuruna tutacak rezil rüsva edip yerin dibine sokacak çok fazla kişi olur. Başarı için gelen sorulara cevap vermek kolay olabilir lakın, başarısızlık için gelen sorulara cevap vermek, mevcut durumdan dolayı insanın duygularını ifade etmesi bazen zor olabilir. Ama her zaman ilk baştaki azim ve kararlılık duygusu ile özgüven, ki bu dava adamına özgün ruh, kapanan kapıların tekrar açılmasına vesile olabilir.

 

 En son ve en önemli nokta ise bir başarısızlık olduğunda buna neden olan kişi veya mücbir sebepler bizi öz eleştiri yapmaktan alı koymamalı. Her zaman “acaba ben neyi yanlış yaptım veya nerede hata yaptım? başkalarının bize bu kadar düşman olmasına, karşımıza bu kadar engel koymasına acaba bendeki hangi eksiklik, yetersizlik, şuursuzluk sebep olmuş olabilir?” diye kendi kendimize muhasebe yapmamız en doğru karar vermemiz için gerekli olduğunu ve meselenin halledilmesindeki en önemli unsurlardan biri olduğunu düşünüyorum.

 

 

Münevver ÖZUYGUR

2021/06/23

Bu Haberi 273 kişi okudu!
01/07/2021
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.