Çin yasaları Uygur dilini yasaklıyor

Çin rejimi, Doğu Türkistan halkının ana dili Uygurcayı, yazısını yok etmek için Doğu Türkistan'ı tamamen Çinlileştirme planını hız kesmeden devam ediyor.

Sözde "Xinjiang Flash Haber" internet sitesine göre, 15 Mayıs'ta Çin Eğitim Bakanlığı, ulusal ortak dil ve alfabenin teşviki ve Yaygınlaştırılması için sözde "Ulusal Dil ve Yazı Çalışma Komitesi" adı altında bir ödül töreni düzenledi.

Çin Eğitim Bakanlığı'nın sözde "Devlet Ortak Dili ve Yazısının Teşviki ve Yaygınlaştırılması için Ulusal Dil ve Okuryazarlık Çalışma Komitesi", sözde "Xinjiang Ulusal Ortak Dil ve Okuryazarlık Tanıtma ve Yayım toplantısına Eğitim Müdürlüğü yetkilileri de iştirak etti. Toplantıda Hotan vilayeti Parti Komitesi Teşkilat Dairesi parti üyelerini eğiten Merkez de dahil beş kolektife "ulusal ortak dilin teşviki ve yaygınlaştırılmasında ileri kolektifler" unvanı verildi. Ayrıca, sözde "Xinjing Maliye ve Ekonomi Üniversitesi" ‘inden sekiz Uygur’a sözde "ulusal ortak dilin tanıtılması ve yaygınlaştırılmasında örnek kişilik" ödülü verildi.

Çin rejimi 22 yıldır Doğu Türkistan’da Milli kimliğin ve kültür medeniyetin yok edilmesi ve asimile etmek amacıyla sözde "Ulusal Ortak Dil Yasası" nın yürürlüğe girmesinden bu yana adım adım Uygur Türkçesini okullardan kaldırmış durumda. Başlangıçta söz konusu yasa “Çift dil eğitimi “ gibi çeşitli yumuşak yollarla uygulayan Çin rejimi, son yıllarda yasanın uygulanmasında acımasızca çaba sarf ediyor. Bu yıl ilk kez konuyla ilgili geniş katılımlı bir ödül töreni düzenleniyor.

ÇİN’İN DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?
Sözde “Çin Halk Cumhuriyeti” rejim hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğramaktadır. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır.

Doğu Türkistan’da ağır insan hakları ihlallerinden aşmış soykırım derecesine ulaşan, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine gelen küresel mesele haline geldi. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Ortaya çıkan Resmi veriler ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel ve etnik soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyduğunu gösteriyor. Fakat Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizlemeye ve soykırımı yalanlamaya çalışıyor.

Günümüzde şu an bile Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarında tutuluyor. Bu baskı tüm şiddetiyle devam ederken, tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik verme gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyor.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyor. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan yaklaşık 800 bin Uygur Türkü çocuk, “melekler yuvası ” denilen çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, tıpkı bir Çinliymiş gibi davranan, yaşam felsefesi, ideolojisi, hayata bakışı tamamen Uygurlardan kopuk komünist bireyler olması için yetiştiriliyor.

Milli ve dini kültür mirasları, Uygur tarihi ve kültürü, Türk- İslam mimarileri, tarihi şahsiyetlerin türbeleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. 16 bin Cami yıkıldı. Kur’an-i kerim başta olmak üzere Uygurca yazılmış sayısızca eresi kitapları yakıp yok etti. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni sayılıyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her Türk aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Sözde “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde 10 günlerce konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyor.

 

Muhammed Ali ATAYURT-Istiqlal Haber

Bu Haberi 480 kişi okudu!
19/05/2023
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.