Çin’in sözde “Çocukları Koruma Yasası” dikkat çekti

Çin Komünist Yönetimi yıllardır sürdürdüğü asimilasyon ve soykırım uygulamaları kapsamında Doğu Türkistan’da yaşayan halkların masum çocuklarını en öncelikli hedef olarak belirleyip, etnik kimliklerini zorla yok ederek “tek tip insan yaratmak” olarak tarif edilen Çin ulusal kimliğine dönüştürme ve değiştirme çabaları hız kesmeden devam ediyor. 

Çin propaganda ajansı Tanrıdağ ağında 5 kasım yer alan habere göre, Doğu Türkistan’daki sözde "Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi” Yasa düzenleyici kurulu sözde “Reşit olmayanları koruma yönetmeliği” ne ilişkin Nizamnamesini tekrardan kamuoyuna duyurdu.

NEDEN TEKRAR YAYIMLANDI
Söz konusu Nizamname, ilk olarak 25 Eylül 2009'daki sözde "Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi" 11. Halk Kongresi Daimi Komitesi 14. toplantısında Kabul edilmiş, 27 Mayıs 2022'de ise sözde "Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi" 13. Halk Kongresi Daimi Komitesi'nin 33. toplantısında aslına uygun olarak revize edilmesiyle “Reşit olmayanları koruma yönetmeliği" kisvesi altında Çin’in Müslüman çocuklara yönelik art niyetini ortaya koyan yönetmelik, 5 Kasım tekrardan kamuoyuna hatırlatılması bütün dikkatleri üzerine topladı.

Doğu Türkistan'da yıllardır devam eden baskıcı politikaları nedeniyle Müslümanların Namaz, Oruç ve diğer dini vecibelerini yerine getirmeleri kısıtlanırken, Çocuklara İslami eğitim verilmesini de yasaklayan yönetmelik, Uygur çocukların çeşitli beyin yıkama uygulamalarıyla asimilasyona tabi tutulmasına odaklanıyor. Özellikle sözde “Reşit olmayanları koruma yönetmeliği” nin 4’üncü 5’inci ve 38. maddeleri Çin’in sistematik asimilasyon politikalarını net bir şekilde gözler önüne seriyor.

YASA DEĞİL, ASİMİLASYON PLANI 
4. Madde; Hükümet ve Kamu kuruluşları, Okul, sosyal toplum ve aile, ilke ve inançları, fikir ve ahlakı, bilimi, kültürü, hukuku, ulusal güvenliği, ulusal birliği, vatan sevgisini, halk sevgisini, Sosyalizmi sevme genel ahlakını geliştirmek, vatanın bölünmez bütünlüğünü ve milli birliği bilinçli olarak korumak, kapitalizm, feodalizm ve diğer yozlaşmış ideolojilerle mücadele etmede sorumluluklarını yerine getirmeleri, terörün, aşırıcılık ve bölücülüğün yayılmasını önleyerek, Çocukları sosyalist temel değerlere bağlı, Çin ulusunun ortak bilincini sağlam bir şekilde benimseyen bireyler yetiştirmeye yardımcı olmaları gerekmektedir. 

5. Madde; Hiçbir kuruluşun veya bireyin reşit olmayanları dini faaliyetlere katılmaya zorlamasına veya teşvik etmesine, bu doğrultuda dini kullanmak, Zorunlu eğitime engel olacak davranışlarda bulunulmasına kesinlikle izin verilmemelidir. 

38. Madde; Kitap, gazete ve dergi, film ve televizyon programları, ses-görüntü kayıtları, elektronik yayınlar vb. gibi genel kültür içeriklerinde, Terörizm, aşırıcılık, bölücülük vb. eğilimlere teşvik edecek hassas içerikler bulundurulmamalıdır. 

Ayrıca Sözde "Reşit olmayanları koruma Yönetmeliği" yasayı çiğneyenlerin, Kamu güvenliğini ihlal etme suçundan cezalandırılacağı konusunda özellikle uyarıda bulunuyor. 

İLGİLİ HABERLER: SİSTEMATİK SOYKIRIMA MARUZ BIRAKILIYOR

İşgalci Çin rejimi son yıllarda Doğu Türkistan’ı ve Uygur varlığını Çinlileştirmek için Toplama Kamplarına paralel olarak şehir şehir anaokulu tarzı Çocuk kampları inşa etmeyi başlamıştı. Gözlemciler uzun yıllardır Çin mezaliminin, Uygur Çocukları, gençleri, özellikle de kentsel alanlarda terk edilmiş hükümet binalarında, kapatılan camilerde alıkoyarak siyasi terbiye, ideolojik asimilasyona tabi tuttuğunu, gelinen noktada ise Türk ve İslam alemi başta uluslararası toplumun soykırıma sessiz kalması yüzünden cesaretlenen Çin’in, imha politikasını meşru zeminde sürdürmeyi hedeflediğini, Uygur halkını mankurtlaştırmaya yönelik bütün bu emellerini “Melekler yuvası” gibi süslü isimlerle adlandırarak uluslararası toplumdan gizlemeye çalıştığını, oysa Uygur Türklerinin din, dil, gelenek göreneklerinden tamamen kopararak ulusal kimliklerinden, dini inançlarından uzaklaştırmaya çalıştığını kaydetti.

Muhammed Ali ATAYURT-Istiqlal Haber

Bu Haberi 951 kişi okudu!
09/11/2023
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.