Çin’de “Xi Jinping İstifa” Protestoları

24 Kasım Perşembe akşamı Urumçi'de meydana gelen yangın faciası yeni bir protesto dalgasını tetikledi. 44 kişinin öldüğü yangına karantina tedbirlerinin yol açtığı iddiası Çin’i de karıştırdı. Urumçi'de başlayan gösterilere müteakip,  Şangay'dan, Pekin'den, Çengdu’dan ve Vuhan’dan protesto haberleri geldi.

Yangın faciası, sivil itaatsizlik eylemlerinden protesto gösterilerine uzanan yeni bir tepki dalgasına yol açtı. Üniversite öğrencileri direnişiyle meşhur başkent Pekin'den gelen bilgilere göre, Tsinghua üniversitesinde öğrenciler protesto için toplandı. Protestocuların, Komünist Rejimin “sıfır Kovid” politikası kapsamında uyguladığı katı karantina tedbirlerinin ülke çapında kaldırılmasını talep ettiği aktarıldı. İlk belirlemelere göre Çin genelinde 103 Üniversiteden öğrencilerin protestolara dahil olduğu bildirildi.

“Xİ JİNPİNG İSTİFA! ÇİN KOMÜNİST PARTİSİ DEVRİLSİN!”
Çin’in en kalabalık kenti Şangay'dan gelen görüntülerde Çinlilerin “Urumçi Orta Yolu” caddesinde toplanarak “Xi Jinping istifa! Çin Komünist Partisi devrilsin! Urumçi'de tam kapanma kalksın. Xinjiang’a özgürlük!” sloganları atarak Doğu Türkistan’daki faciadan Rejim hükümetini sorumlu tuttu. Protestolar devam ederken simge haline gelen “Urumçi Orta yolu” caddesindeki tabela alelacele kaldırıldı.

Ayrıca gelen görüntü kayıtlarında protestocu Çinliler hep bir ağızdan "Yaşasın halk" diye bağırıyor. Yıllardır Çin Komünist Partisi, Doğu Türkistan’da halkı, "Yaşasın Xi Jinping! Yaşasın Komünist Parti" demeye mecbur etmişti. Bütün bu sözler, Soykırımcı Xi Jinping’in 10 yıllık iktidarı boyunca görülmemiş bir tepkiyle karşı karşıya bırakırken, komünist rejime en büyük reddiye olarak değerlendiriliyor.

Açık kaynaklardan ulaşılan görüntü kayıtlarında protestocuların ellerinde boş beyaz kağıtlar tuttuğu görülüyor. "Beyaz kağıt" sansüre karşı protestoyu simgelediği, göstericilerin polis müdahalesine, "Beni üzerinde hiçbir şey yazmayan kağıt tuttuğum için mi tutuklayacaksın" diyerek karşı koymaya çalıştığı dikkat çekti.

ÖLDÜRÜCÜ "SIFIR COVİD" POLİTİKASI

Çin virüsü Covid-19 salgınında ilk vakaların görüldüğü Çin, vaka sayısı nüfusuna oranla az olmasına ve büyük bölümünün hastalık belirtisi göstermemesine rağmen "sıfır covid" olarak adlandırılan katı salgın kontrol tedbirlerini uygulamaya devam ediyor.

Doğu Türkistan’da Çin’dekinden farklı olarak sokağa çıkmayı yasaklayıp ilaçsız ve yiyeceksiz bırakan tecrit uygulamasının üzerinden 120 gün zaman geçti. Yetişkin ve Çocuklar artık Çin virüsünden değil açlıktan ölmeye başladı. Uygur Türklerinin topyekun yok edilmesi için karantina bahanesiyle Doğu Türkistan’ın her yerinde devasa tecrit kamplarının inşasının devam etmesi, kapı mühürleme cinayeti sonucu yaşanan feci yangın olayları, Çin vahşetini ve gerçek amacını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Nitekim Dünya ülkeleri virüsle belirli uyum içinde yaşamaya, hayatın akışını ve ekonomik faaliyetleri aksatacak kontrol tedbirlerinden kaçınmaya yönelik stratejileri benimserken, Çin ise salgının başından beri radikal ve katı uygulamalarını sürdürmekte ısrar ederek Doğu Türkistan’daki mevcut soykırımı meşru bir zeminde taşımak istiyor.

Muhammed Ali ATAYURT-Istiqlal Haber

Bu Haberi 269 kişi okudu!
28/11/2022
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.