15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ VE UYGURLAR

ETÖ terör örgütünün çok taraflı derin dış güçler tarafından kullanılmasıyla Türkiye tarihinin en vahim ihanet hadisesi yaşanan 15 Temmuz gecesi canı pahasına meydanlara inen imanlı Türk halkı bir darbe teşebbüsünü değil sadece... bir karanlık işgal teşebbüsünü, tanklara, F16 lara, bomba ve tüfeklere göğsünü siper ederek, destansı bir şekilde püskürtmüş, o uzun geceyi karanlıktan aydınlığa ulaştırmayı başarmış, adeta Türk dünyası için yeniden Ergenekon’dan çıkış, İslam dünyası için de yeniden dirilişin az rastlanan tarihi örneğini yaratmıştır.

15 Temmuz gecesi bu kirli, bu kanlı darbe ve işgal girişimin üzüntüsünden kahır olan Türk halkı değil sadece... Türkiye’yi son ümit pınarı, Türk dünyasının Yegâne Sığınağı ve İstinatgâhı olarak gören Mazlum Doğu Türkistan halkı başta olmak üzere, 300 milyonluk Türk dünyası ve bir buçuk milyarlık İslam dünyası olmuştur.


15 Temmuz geçesi ayakta hiç uyuyamayan, hassasiyetli, ‘‘ak sütün içindeki ak kılı ayırt edebilecek… çağrısı çağ açacak…’’ basiretli Türk gençliği değil sadece.... altı asır boyunca “İla-yı Kelimetullah” diyerek İslâm'ın sancağını üç kıta, yedi denizde dalgalandıran ulu ecdadın torunlarının, o kutsal emanet sancağını düştüğü yerden tekrar kaldıracağına ümit bağlayan, bir uyanış, bir yol gösteriş, bir örnektelik bekleyen, ızdıraplı İslam dünyası ve bütün Ümmeti- Muhammed (sa) olmuştur
Dolaysıyla 15 Temmuz gecesi ümmetin lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın sokağa çıkın çağrısını duyar duymaz, çoluk çocuk, ailesi ile helalleşerek, ya da yanına alarak asker görünümlü FETÖ teröristlerine karşı koşanların ilk saflarında, tankların önünü kesen yiğitlerin arasında Doğu Türkistanlı muhacir kardeşlerimiz kendi derdini bir kenara bırakmış halde yer almıştır.


O gece değil sadece.... ikinci emir gelene kadar milli irade nöbetini devam ettiren meydanlarda Gök bayrağını Al bayrak ile yan yana dalgalandırmaya devam etmiştir. ‘‘Al bayrak en yüksekte olmadan, Türkiye Ümmetin başına geçmeden Gök bayrağın ve varlığımızın bir anlamı olmaz’’ bilinciyle milli irade nöbetini son gününe kadar sürdürmüştür.


ABD den İsveç ve Kazakistan’a kadar birçok ülkede yaşayan Uygurlar FETÖ terör örgütünün ihanetine tepki gösterisi ve yürüyüşü düzenlemiştir. Ayrıca Doğu Türkistan’da işgalci Çin'in sinsi asimle ve katliam siyaseti altında dünyadan tecrit edilmiş biçimde varlık mücadelesi vermekte olan kardeşlerimizde darbe haberini duyar duymaz seccadelere kapanmış, hüngür hüngür ağlayarak Türkiye’nin bekası ve liderinin selameti için Rabbi – kâinata yalvarmıştır.

Evet, Ümmeti- Muhammed (sa) için bir uyanış, bir milat ve bir devrim mahiyeti taşıyan 15 Temmuz zaferi, Türk halkının vatan aşkı, milli vahdeti ve bu uğurdaki destansı fedakarlığının göstergesi değil sadece.... Suriye'den Myanmara, Afrika'dan Doğu Türkistan'a kadar zulüm, işgal, asimle ve sinsi katliamlar altında inim inim inleyen, Türkiye'yi tutunabileceği son dal olarak gören milyonlarca mazlumun yaşı revan feryatlar içinde seccadeleri ıslatarak yaptığı dualarının Kadiri - mutlak olan Allahın nezdinde makbul oluşunun göstergesi olmuştur.


Ve sonrasında gördüklerimiz meydanlardaki o emsalsiz coşku ve heyecan, duyduklarımız zafer ve mutluluk şarkıları değil sadece.... kendi ülkesinin bile adını anmak büyük suç sayılan Doğu Türkistan'daki mazlumların sokak köşelerinde ''İşte bak, feryadımız arşı titretmiş, Türkiye'miz o vehim badireden kurtulmuş. Bu gösteriyor ki, Türkiye ile birlikte kendi özgürlüğümüz için de yaptığımız dualarımız kabul olmuş. Az bekle, Gök bayrağımız da göklerde özgür dalgalanacak, bizim de istiklal marşımız ve destanlarımız yazılacak, İşte bu dirilişin ruhunu bağrına basmaya hazır olmaya bak '' diyen müjdelerle dolu fısıltıları olmuştur sadece.....

Mir Kamil KAŞGARLI-Türkistan Press
Bu Haberi 226 kişi okudu!
15/07/2021
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.