“Uluslararası Uygur Forumu” Sonuç Bildirisi

Brüksel'de toplanan Uluslararası Uygur Forumu sonrası yayımlanan Brüksel Deklarasyonu ile soykırımın durdurulması için atılması gereken acil adımlar dünya kamuoyuyla paylaşıldı.

Avrupa Parlamentosu'nun ev sahipliğinde başlayan Uluslararası Uygur Forumu tamamlandı. Uluslararası düzeyde çok sayıda akademisyen, hukukçu, siyasi, sivil toplum ve Uygur toplumu temsilcisinin iştirak ettiği Uluslararası Uygur Forum'unda, değerlendirilen hususlar ve acil talep maddeleri Brüksel Deklarasyonu ile uluslararası kamuoyuna duyuruldu. 

Birleşmiş Milletler bünyesinde arabulucuk ve danışmanlık görevleri üstlenmiş olan avukat Prof. Michael van Walt van Praag tarafından okunan Brüksel Deklarasyonu, Doğu Türkistan'da işgalci kızıl Çin'in yürüttüğü soykırım ve insanlığa karşı suç niteliğindeki vahşi insan hakları ihlallerinin durdurulması için dünya kamuoyundan acil adım talep ediyor:

ÇİN’E YÖNELİK GEREKLİ ADIM ATILMALIDIR!

“BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin yayınladığı Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerine ilişkin raporda önerilen adımlar acilen atılmalıdır. BM İnsan Hakları Konseyi, Genel kurul ve diğer BM kurumları; Doğu Türkistan’da devam eden soykırımı tanıma ve Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Antlaşması ve BM Anlaşması (Ana Tüzüğü) uyarınca soykırım yapan Çin’e yönelik gerekli girişimlerde bulunmalıdır. BM’de, Doğu Türkistan’daki soykırımın araştırılması için özel bir raportör belirlenmeli veya bir soruşturma komisyonu oluşturulmalıdır.

Doğu Türkistan halkını temsilen Doğu Türkistan dışında faaliyet yürütmekte olan kurum ve kuruşlara destek sağlanmalı ve resmî temsilci statüsünde tanınmalıdır. Tüm ülkeler, Çin ile olan ikili ilişkilerinde evrensel insan hakları beyannamesindeki ilkeler uyarınca siyasi ve diplomatik araçlar ile Uygur soykırımının durdurulması için etkili adımları atmalıdır.

BM’e üye ülkeler; taraf olduğu İnsan Hakları Beyannamesi ve ilgili diğer antlaşmalar gereği Doğu Türkistan’daki soykırımın durdurulması için Çin’e ve soykırımla ilişkili tüm taraflara yönelik, ilgili BM kurumları ve kendi ülkelerinde gerekli hukuki ve politik adımları atmalıdır.”

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATINA ÇAĞRI

Deklarasyonda ayrıca şu anda kadar Doğu Türkistan konusunda hiçbir adım atmayan İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan da adım atması talep edildi:

“İslam İşbirliği Teşkilatı ve üye tüm devletler Doğu Türkistan’daki soykırımı tanımalı, soykırımın durdurulması için adım atmalı ve Doğu Türkistan temsilcilerine İslam İşbirliği Teşkilatı’na gözlemci statüsünde katılım hakkı vermelidir.

Uluslararası ve ulusal haber ajansları ve gazeteciler, bilhassa İslam ülkelerinin medyası, Doğu Türkistan’daki soykırımı gündemlerine almalı, konuyla ilgili yoğun şekilde haberler yaparak uluslararası toplumun sağlıklı bilgilendirilmesini sağlamalı ve bu hususta uluslararası boyutta tepki ve farkındalık oluşmasına katkı sağlamalıdır.”

Deklarasyonda şu ifadeler yer aldı: 

“Uygur ve diğer halkların zorla çalıştırılmalarıyla direkt veya dolaylı yollardan ilişkisi bulunan Çin şirketlerine yönelik yaptırım uygulanmalı ve bu şirketlere yönelik uluslararası yatırım fonları durdurulmalı, zorla çalıştırma yoluyla üretilmiş ürünlerin Çin’den ithal edilmesi yasaklanmalı ve zorla çalıştırma yöntemlerinden yararlanarak üretim yapan uluslararası firmalar sorumlu tutulmalıdır.

Çin’in Doğu Türkistan’da soykırım yapmak için kullandığı teknolojileri temin eden Uluslararası firmalar, bu teknolojiyi Çin’e temin etmeyi durdurmalı ve buna yönelik uluslararası düzeyde yaptırım uygulanmalı.

“Uluslararası Adalet Mahkemesi ve Uluslararası Suç Mahkemesi Doğu Türkistan’daki soykırım hakkında acilen soruşturma başlatmalı, Çin’e ve soykırım suçuyla doğrudan ya da dolaylı yollarla ilişkilenen; şahıs, şirket, kurum, kuruluş ve devlet yetkilileri hakkında dava açılmalı ve yaptırım gücü olan net ve güçlü kararlar çıkartılmalıdır.

Avrupa Parlamentosunun haziran ayında insanlığa karşı işlenen suçları ve ciddi bir soykırım riskini tanıyan kararını takiben, Avrupa Komisyonu bu zulümleri sona erdirmek amacıyla acilen yeni bir mevzuat çıkarmalı ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti ve zorla çalıştırma yasağına ilişkin önerilerini güçlendirmelidir.

İnsan hakları örgütleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve diğer sivil toplum kuruluşları; Doğu Türkistan’da yaşanmakta olan insan hakları ihlallerinin durdurulması için ortak ve net duruş sergilemeli, etkili adımları atmalı ve Doğu Türkistan ile alakalı çalışmalarını Doğu Türkistan temsilci kuruluşlarıyla istişare ve iş birliği içinde yapmalıdır.”

 

Muhammed Ali ATAYURT-Türkistan Press

Bu Haberi 166 kişi okudu!
12/11/2022
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.