DOĞU TÜRKİSTAN'DAN BİR MEKTUP DAHA
SON DAKİKA

DOĞU TÜRKİSTAN'DAN BİR MEKTUP DAHA

22 Haziran 2018 Çin'de Eğitim Görmekte olan Doğu Türkistanlı Öğrenciden, Doğu Türkistan’ın Son Durumunu Ortaya Çıkaran Bir Mektup Geldi.

Mektubun Birebir Tercümesi;

Şu an Doğu Türkistan’da her evden tutuklananlar var, neredeyse bütün aile mafoldu. Tutuklananların sayısını bilmiyorum, Fakat en az 6 milyon civarında tutuklunun olduğundan eminim.

Sadece 300 bin Nüfuslu  Gulca şehrinde Eğitim Merkezi Adı Verilen Nazi Toplama Kampından 13 u kurulmuş ve bir kamp 20 Bin kadar insan sığdırma kapasitesine sahip, ilçelerde kurulan Kampları dahil etmedim çünkü hala yeniden Kampları inşa ediyorlar.

Haberlere göre Doğu Türkistan’ın Güney’inde artık tutuklanmalar azalmış  ki tutuklayacak kimse kalmamış. Doğu Türkistan’ın % 90 oranında köyler boşaltılmış durumda. Şehir Sokaklarında  Uygurları görmek neredeyse imkansız,  ne pazarlar, nede camilerde açık. hepsi mühürlenerek kapatılmış.

Bütün Uygurca kitaplar yakılmış, din ve kültürümüzle ilgili ne var ne yok imha edilmiş. Uygurca konuşamıyoruz, Kültür Medeniyetimizi öğrenemiyoruz, Her türlü programlara katılamıyoruz, Akrabalarımızı ziyaret edemiyoruz, Değil ziyaret arayamıyoruz  ki bize gelen aramalara dahi cevap veremiyoruz.

Çinliler bizi Çinlilerle birlikte kalıp, beraber yemek yemeye, beraber uyumaya, hatta Çinlilerle evlenmeye zorluyorlar. Her ay karşılıklı olarak Çinliler evimize gelip 3 gün yatılı kalıyor, bizde kendi rızamızın dışında Çinlilerin evinde.

Bir haber daha duydum Tibet de, 3 milyon insandan sadece 17 kişi tutuklanmamış, bunun gerçek olup olmadığını bilemiyorum  ancak,  gerçek şu ki Doğu Türkistan'a yeniden atanan ve Tibet'i kan gölüne çeviren cellat Chin chuanguo şöyle demişti, ’’11 milyon Uygur hapse atılacak’’ Buradan anlaşıldığı üzere artık çinin elinden kurtulmamız mümkün değil. Gerçeği söylemek gerekiyorsa Çinliler bizi öldürmeye bahane bulamıyor, uluslararası Kamuoyu Önünde sorgulanmaktan korkuyor, Batı’dan korkuyorlar, bu yüzden Uygurları tutuklayarak Siyasi eğitim adı altında Nazi Toplama kamplarına kapatıp eğitim veriyoruz diyerek beyin Yıkamaya tabi tutuyor.

Kamplarda Uygurlar hakkındaki bütün tarihler siliniyor ve kültürümüz yok ediliyor, Çinlileştirme'ye yönelik çok ciddi çalışmalar yürütülüyor. koşulları ise çok ağır ve kötüdür, tuvalete bile özel izinle giriliyor, kahvaltı olarak sadece lahana çorbası, öğlen 2’de pirinç çorbası olmak üzere günde sadece iki öğün yemek veriliyor.

Oraya giren iri insan zayıflayarak, diriler ölerek çıkıyor. Serbest bırakılanlar, kalp krizi geçirenler yada ölmek üzere olan kimselerdir, çoğu bir iki gün içeresinde ölüyor. Henüz buluğa ermemiş çocuklar dahil yüz binlerce insan öldürüldü veya ortadan kayboldu. Genellikle iç organları Çinliler tarafından satılan insanların kaybolduğu biliniyor ve  Çin’deki büyük hastanelere peşkeş ediliyor.

Kimi çocukların cesetleri çöllerde bulunurken iç organlarının olmadığı dikkat çekiyor. O kadar Uzun Süre devam eden zulüm ve çok insanın tutuklanması, ve dahi ölümler bile artık normal karşılanmaya başladı ortam tüm yapılanlara alışmış durumda.

Bizim gibi tüm öğrencilerin bursları kesildi, bütün üretim durduruldu, ekonomi dondu, Sözde Şin Can (Doğu Türkistan) ekonomi bakanlığında da para kalmadı, sürekli hükumetten  para istiyorlar.

Çin yönetiminin “Bütünleşme” adı altındaki sindirme politikası kapsamında her hangi bir Doğu Türkistanlı ailede bir kişi olsun hapse atılmışsa geri kalanların tamamı da tutuklanacaktır, hem de şartsız kayıtsız.  Ayrıca yabancılarla her türlü iletişim kurmak, Yabancı şarkı dinlemek, film izlemek,ve yabancı yemekleri yemek dahi yasaktır. Hele ki kendisinin Türk olduğunu ifade etmek ağır suç teşkil eder. Bu nedenle  her yerde kendimizin Çin kökenli ve Cungar Havzası’nın  Ve Çin milletinin ayrılmaz bir parçası olduğumuzu belirtmek zorundayız.

Doğu Türkistan'da Esselamu Aleyküm demek 1 sene  hapis cezası demek,  Kuran-i kerimden  bir ayet söylemek hatta bismillah kelimesini söylemek en az 10 sene  hapis cezası demek. Buna Karşın Çin devlet marşını bilmemek 15 sene hapis cezası demektir.

Çok sevdiği bir arkadaşım vardı  ailesinden en son kalan Tek Uygur Türkü, öğrendim ki o da tutuklanmış. Uygurlara Soykırım Yapılıyor! Arkadaşlar biz nasıl bir gün yaşıyoruz?

Ben bu bilgileri tüm ailemin hayatını riske atarak yazdım ve paylaşıyorum, eğer fark edilirsem 20 dakika bile yaşayamayacağımı biliyorum fakat  vicdanım sessiz kalmama izin vermiyor.  Şuan dünyada medya’nın o kadar geliştiği bir döneminde yaşıyoruz ki hiç kimse bir milleti böylece  sessiz sedasız yok edememeli.  Çin’in 1965 de yürüttüğü Sözde Kültür İnkılabı Devrinde bile, bu kadar acımasızca ve yoğun bir şekilde  yok edilmemiştik.  Hitler bile Yahudilere bu kadarını yapmaya cesaret edememişlerdi, ve hiç bir zaman öldürülen insanların sayısı bu kadar fazla olmamıştı. Bugün ben ancak bu kadarını aktarabildim, insanlığa karşı yapılan daha çok suçlar var gündeme getirmeye çalışacağım.  (tabi bir kaç gün daha yaşayabilirsem).

Not: Benim bu yazdıklarıma karşı çıkacak birileri mutlaka vardır, diyebilirki Çin Komünist Partisi Doğu Türkistan’ı şöyle geliştirdi,  böyle güzelleştirdi.  Ey yüzsüz!  elini  vicdanına koy, onurun, gururun, Şerefin varsa Doğu Türkistan’ın Güney kısmına gidip bir bak! Etrafı dolaş Doğu Türkistan'da İnsan Kalmış mı?! Biz Uygurların kan yaşları bedeline gelen ufacık iyiliği istemiyoruz, ağızlardan düşmeyen o gelişmeyi istemiyoruz.

Biz özgürlük, adalet, oy hakkı ve Meclis istiyoruz. En azından 11 milyondan fazla insanın hayatta kalmasını ve insan gibi yaşayabilmesini istiyoruz!...

Doğu Türkistan Nuzugum Kültür ve Aile Derneği Ve Uygur Medya.

Bu Haberi 4019 kişi okudu!
YORUMLAR
YORUM YAP
0 Yorum bulunmaktadır.